Beni bir dağ
başında böyle yapayalnız
kodular, Şu anda hiç bir
şey mümkün değil. Sen benim
gökyüzümdün, denizim,
toprağımdın, Zannetme ki
herşey bitti sevdiğim; İnan ki!
Kırılmış bir ayna gibi Unut benden
kalan ne varsa Hep böyle
çocuksu mu bakar senin gözlerin? Ne olurdu
saadetlerin en büyüğü Ne zaman seni
düşünsem yaşamak güzel Sen bastığın
yerde çiçeklerin büyüdüğü
*
rüzgarlara, kuşlara, bulutlara
yakın,
senin etinden, tırnağından ayrı,
senin kokundan uzak.
*
Şu anda her şeyden ayrı, her
şeyden uzak
ve her şeyden mahrumum ben.
Şu anda sadece yalnızlık ve
kahır.
*
Şimdi bir hatıra olamazsın
belirsiz, uzak
Biliyorsun bazı şeyler vardır
elimizde olmayan
İşte öyle imkansız birşey seni
unutmak.
*
Birgün yeşerecek şu sararmış
yapraklar.
Ve bundan sonra kim severse
dünyada;
Seni ve beni hatırlayacaklar
*
Paramparça, kırık dökük aşkımız
Çaresizliğin, ümitsizliğin
türküsü
Türkülerin en içlisi, en
hüzünlüsü
Büyük aşkımız
*
Unutmak tesellidir yalnızlığın
Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
Delicesine sarhoş olmak
En güzel tarafı imkansızlığın
*
Hep böyle içinde uzak bir ışık
mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren
bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin
denizlerin...
*
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın ve hiç gitmezdin, değil
mi
Bir gün olduğun gibi kal
diyebilseydim.
*
Bir bahar bahçesi olur güz
bahçeleri
En karanlıklarda bile uzanır bir
el
Kendiliğinden açar sabaha
perdeleri
*
Her zaman en güzel, her yerde
eşsiz
Sen yaprak, sen köpük, sen kuş
tüyü
Sen sevgi nehirlerimin aktığı
büyük deniz
